Read Kağnı, Ses, Esirler by Sabahattin Ali Online

kan-ses-esirler

Bir mahpusu dünya ile hiç alakası olmayan bir zindana kapamak ona en büyük iyiliği yapmaktır. Onu en çok yere vuran şey, hürriyetin elle tutulacak kadar yakınında bulunmak, aynı zamanda ondan ne kadar uzak olduğunu bilmektir. On adım ötede en büyük hürriyetlere götüren denizi dinlemek ve sonra aradaki kalın kale duvarlarına gözlerini dikerek bakmaya, denizi yalnız muhayyilBir mahpusu dünya ile hiç alakası olmayan bir zindana kapamak ona en büyük iyiliği yapmaktır. Onu en çok yere vuran şey, hürriyetin elle tutulacak kadar yakınında bulunmak, aynı zamanda ondan ne kadar uzak olduğunu bilmektir. On adım ötede en büyük hürriyetlere götüren denizi dinlemek ve sonra aradaki kalın kale duvarlarına gözlerini dikerek bakmaya, denizi yalnız muhayyilade görmeye mecbur kalmak az azap mıdır?...

Title : Kağnı, Ses, Esirler
Author :
Rating :
ISBN : 9789750806599
Format Type : Paperback
Number of Pages : 222 Pages
Status : Available For Download
Last checked : 21 Minutes ago!

Kağnı, Ses, Esirler Reviews

  • Cemre
    2018-12-20 11:46

    Sabahattin Ali'nin tüm eserlerini bir an önce okumak istiyorum; ama hemen bitiverecekler diye de çok üzülüyorum. İki öykü kitabından ve bir tiyatro oyunundan oluşan Kağnı, Ses, Esirler'i okumayı da bu sebeple geciktirdim. Ah keşke bu kadar geciktirmeseydim... Romanlarını hep daha çok sevmişimdir Sabahattin Ali'nin; ancak Kağnı ve Ses'teki öyküler en az romanları kadar etkiledi beni. Esirler oyununu da büyük bir zevkle okudum.Ajitasyona başvurmadan, kanatmadan toplum gerçeklerini gözler önüne seren yazarlar bulmak kolay değil. Sabahattin Ali bunu çok iyi bir şekilde başarmış her eserinde. Böyle bir değeri bu kadar erken kaybetmek ne acı!

  • Ali Özyıldız
    2019-01-18 05:41

    Birkaç sayfalık öykülerde, insana ait olanları, birkaç ciltlik romanlardaki kadar derinlemesine okuyucuya yaşatabilmek Sabahattin Ali' den başkasına nasip olmamıştır ve sanırım olamayacaktır da..

  • Ceyda Akınç
    2019-01-16 08:40

    Kendi içlerine kapanmış dünyaları bir ressam gibi çizip, tüm hakikatleriyle gözlerimizin önüne seren bir Sabahattin Ali kitabı daha... ‘Elalem ne der’cileri, muhalif olmaktan korkanları, yandaşları, kendini üstün gören şehirlileri, ağaçlı hükümet meydanlarında haklarını bile arayamayan köylüleri, emeği, yalnızlığı, insanlığın yaşadığı çelişkileri öyle güzel anlatıyor ki, her bir öyküden sonra kafanızı gökyüzüne kaldırıp o maviliğe bırakmak istiyorsunuz kendinizi...

  • Berkay Aras
    2019-01-12 10:41

    Sabahattin Ali. Ne diyeyim ki? Duygularımı buraya dökerek onları bayağılaştırmaktan çekiniyorum. Düşüncelerinin ve duygularının edebiyattaki en harikulade güzel ifadelerine kalem olan özel insan, sana yorum yapmak zor! İnsanın acizliklerini, çevrede cirit atan malumatfuruşları, asıl cevherlerden uzaklaşan zatları ve onların münasebetlerini öyle güzel biçemde ortaya çıkartıyorsun ki... Bir yandan öykünde yerdiğin hazin bir hadiseye müteessir olurken, öbür yandan hadisenin aktarımındaki edebilikten peydahlanan büyük bir hazla sarsılabiliyorum. Ya da başka bir pasajda, öykünün içeriğinde yaşanan saadet ile bende beliren mest duygu üzerine aktarımındaki o harikulade estetiğin inşa olması; sanki bir pazar günü aile kahvaltısında ballı kızarmış ekmeğimin üzerine haris muhlis manda kaymağını sürüp keyif çatmak gibi bir şey oluveriyor.

  • Mert
    2019-01-07 06:37

    Sabahattin Ali'nin ilk hikayelerinin toplandığı Değirmen'e göre, içerdiği öyküler edebi anlamda çok daha başarılı ve Sabahattin Ali'yi daha iyi yansıtıyor. Özellikle "Bir Skandal" ve "Düşman" öyküleri, karakterlerin psikolojik çözümlemeleri ve toplumsal baskının yansıtılması açısından belki de yazarın ürettiği en iyi örnekler. Fakat kitabın son kısmında yer alan ve kitaba da ismini veren yapıtlardan biri olan "Esirler" tiyatrosu, hem tiyatro sanatı adına hem de Sabahattin Ali'nin özgün sanatı adına yüz karası, unutulması gereken bir süprüntü.

  • Adnan
    2018-12-22 05:43

    Yıllar önce Kürk Mantolu Madonna'yı okuduktan sonra, tüm eserlerini en kısa sürede okuyacağım, diye kendime verdiğim sözü, bu olağanüstü öyküleri okuduktan sonra bu kadar geç gerçekleştirdiğim için çok ama çok pişmanım!

  • Behçet Necatigil
    2019-01-06 11:23

    Kağnı: Sabahattin Ali’nin hikâye kitabı (1936). On üç hikâyeli kitaba adını veren ilk hikâyede oğlu öldürülmüş yaşlı bir ana, köylülerin cinayeti örtbas ettirmelerine göz yumarsa da, bir ay sonra bir ihbar sonucu, vilâyetten gelen iki jandarmanın zoruyla, mezarından çıkarılan kurtlanmış cesedikağnıya yükleyip şehre götürecektir. Jandarmalar, muhtarı, imamı ve katili birbirlerine bağlayarak önlerine katmış, önceden gitmişlerdir. Altmışlık kadın, gece yarısı yolda bitkin, acılı yere yuvarlanır kalır, kağnı ıssız yolda kendi bildiğine ilerlemektedir. İkinci hikâye bir Kamyon’da, Konya’dan İzmir’e çalışmaya giden bir köy delikanlısının, yolun sonlarına doğru, şoföre verecek hiç parası olmadığı için, kendini kamyondan tersine atışı ve dengesini kaybederek başı taşlara çarpa çarpa yardan aşağı, dereye yuvarlanışı anlatılır. Üçüncü hikâye Kafa Kâğıdı’nda yol parası borcundan hapse düş­müş elli kişiden biri de "hepsi devletin kâğıdı olduğu için" torununun nü­fus kâğıdını kendininmiş gibi kullanmakta sakınca görmeyen yaşlı bir köylüdür. Bir Şaka ve Duvar hikâyeleri de yazarın hapishane anılarıyla oluşuyor. Gramofon Avrat, Konya hovardalarının paylaşamadıkları, yirmi yaşlarında bir küçük kadındır: Uzaktan tutkunu arabacı Murat’ın, bir oturak âleminde kendisi için hayatını tehlikeye attığını görür. Zamanla geneleve düşerse de artık yalnız, kendi uğruna hiç düşünmeden adam vuran ve on şu kadar yıla hüküm giymiş Murat için çalışmaktadır. Arap Hayri, Beyşehirli bir boyacıdır, gezginci tiyatro kumpanyalarından birinde çalışan Adalet’e tutulur, gölde tombazlar üzerinde hazırlanmış bir saldaki gece eğlencesi sırasında, herkesler sarhoşken, sevdiğine yaklaşır, Adalet’le birlikte sulara gömülür. Edebiyatımızda çocuk hikâyeleri konusunda unutulmayacak Arabalar Beş Kuruşa hikâyesinde biri fakir ve satıcı, öteki zengin, iki okul arkadaşı arasında pekişmeye başlayan bir yakınlık, bu yaklaşmayı sosyal seviyesine yakıştıramayan zengin anne tarafından kalpsizce önlenir. Son hikâye Bir İskandal’da yazar, öğretmenlik ettiği "Orta Anadolu şehrinde"ki yaşantılarını, aydınlann durumunu açıklıyor.Ses: Sabahattin Ali’nin hikâye kitabı (1937) • Beş hikâye.

  • Burak Ozkan
    2019-01-14 10:36

    Zengin ve fakir, köylü ve şehirli uçurumunu yüzümüze çarpan "arabalar beş kuruşa", "ses", "köpek" isimli öyküleriyle S.Ali 'den eşsiz bir eser daha

  • Gokkusagi
    2019-01-15 04:40

    Kağnı, bu topraklardaki adaletsizliğin ve haksızlığın mükemmel şekilde anlatıldığı bir hikâye. Arabalar Beş Kuruşa isimli hikâyesinde sınıfsal çelişkileri iki çocuğun masumiyeti üzerinden ele alan büyük yazarımız, cumhuriyetin "sınıfsız, imtiyazsız ve kaynaşmış bir kitle" yarattığına dair anlatının ne kadar içi boş ve gerçeklere uzak olduğunu başarıyla ortaya koyuyor. Roman, hikaye ve muhtelif yazılarındaki eleştirel ve muhalif tavrı kendisini kimlerin neden öldürdüğünü de açığa vuruyor.

  • Aylin
    2019-01-20 06:43

    Muhteşem öyküler var bünyesinde.

  • furkan arik
    2019-01-02 08:32

    "Lakin bir gün, ufuklar karardı. Bir fırtına başladı. Öyle bir fırtına ki, tasvirini ancak herkesin kendi muhayyilesi yapabilir."

  • Orhun Kayaalp
    2019-01-15 05:25

    Kağnı ve Ses öykü kitapları bilindik Sabahattin Ali çizgisinde. Konya'da yaşadığı dönem yazılmış olduğundan olsa gerek, hikayelerin büyük kısmı Konya'da, taşrada geçiyor. Ege yok mu? Var ama genelde ismen, göç konusu ya da şehre gitme konusu açıldığında. Bu da aslında yazarın hayatının farklı bir dönemine göz atmaya olanak sağlamış.Esirler ise bir tiyatro oyunu ve Çin-Türk çekişmesini konu alıyor. Tür olarak da farklı olan eser, içerik olarak da Sabahattin Ali'nin eserlerinden farklı. Bu da sanıyorum ki topluma sergilenecek bir oyun olmasından kaynaklı varolan kaygılardan dolayı böyle.Ayrıca not olarak ekleyeyim, sanıyorum ki Sabahattin Ali'nin tüm eserlerini "Acaba bu sefer ne gibi felaketler cereyan edecek?" beklentisiyle okumak gerek. Buna hazır olmadığınızda kalbiniz feci halde kırılıyor, içinizde sızısı kalıyor.